29 Ağustos 2017 Salı

Bir gece gökyüzünde bir ışık görüldü

Akşam vakti... Ağaca asılı beyaz elektrik kablosuna takılı lambanın aydınlığında, dökme betondan yapılmış bahçe yolundan geçerek ve geç kalmış olmanın gerginliğiyle önünde durduğu merdivende bitiremediği sigaradan iki fırt daha çekti.... Kapının tokmağını hızlıca çaldı. Ahşap kapının iple bağlanmış olan kilidi açıldığında asma kat merdiveninden " Kim O" diye bir ses geldi
-Ben Yavuz!
Kapıyı acan Sanem, "Kapının kilidini takmayı unutma!" diye seslendi.
"Gecenin bu vakti nerelerdeydin!" azarı annesi Makbule'den yükseliyordu...
1979'un karanlık vakitleri... Sokaklarda birbirini avlayan sağcı-solcu gençlerin evlerine vakitsiz geldiği zamanlar...

Makbule hanım Yavuz'un başına bir şeylerin gelmesiden çok korkuyordu. Tamam oğlunun böyle kavgalarla işi olmadığını biliyordu ama zaman kötü zamandı...
Yavuz, Akşam lisesine giyordu. Eski zenginlerden, Yeşilyurtlu Mehmet amcanın konağının hizmetliler için yapılan zemin kattaki iki odalı yeri ailecek kiralamışlardı. Konağın avlusuna bakan bahçenin yan tarafında ise tek katlı evi sendikacı Ali ve ailesi kiralamıştı.
Mehmet amca İstanbul'a eşinin yanına gitmişti. Yaşlı adam, kış geldiğinde İstanbul'a; eşinin ve çocuklarının yanı gidiyordu. Yazın ise tek yer vardı onun için, Malatya.... Kışın konağa göz kulak olsun diye Ali beyi tembihlemişti...
Yavuz gündüzleri bir mağazada çalışıyordu. Babası seyyar arabada sahlep satıyordu...

Bir gece...

Bir gece ansızın gökyüzünde bir ışık görüldü. Yavuz kayboldu...
Bitti...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder